BÜYÜMEK
Yolun açık olsun..
Hayatının umrunda olmadığı, bir yabancıya söylenebilecek, sıradan, iyi dilek barındırır gibi görünen ama aslında ne iyi ne de kötü hiçbir niyet barındırmayan, ayrıca herhangi bir duygu ya da düşünce de içermeyen, kısa ve üç kelimeden oluşan trajikomik bir cümle.
İnsanı asıl şaşırtan sonuna üç nokta alması. Bu üç nokta ne bir geleceğe dair merak içerir ne de önemseme içerir. Cümlenin sonuna üçüncü noktayı da koyduğun an sayfaları kapatmışsındır. Belki başka bir defter açmak için ya da kalan defterlerini tamamlamaya devam etmek için.
Bu üç nokta çok kalın bir defteri kapatan bir sözü beslemek amacıyla kullanılabildiği gibi hiç başlanmayacak bir defterin ilk sayfasının belki birkaç cümle ortalarına da yazılabilir. Yazan kişi için oldukça sıradan sayılabilecek fakat okuyan kişi için çeşitli anlamlar barındırabilecek bir potansiyeldedir.
Hele okuyan kişinin yıllar sonrasına dair kafasının içinden geçen besteleri her gün yeniden suladığını ve özenle, yavaşça saklayıp muhafaza ettiğini, ara ara usulca dışarı bırakmak isteyişlerine rağmen kıyamadığını varsayarsak..
Her cümle herkes için oldukça sıradan da olabilir, oldukça büyük anlamlar da içerebilir.
Ya da oldukça büyük yıkımlar. Belki büyük boşlukları kapamaya çalışan bir bahar hasadının sert bir rüzgarla savrulması. Noktalar, noktalar ve noktalar. Noktalar içimde duygularımı düğümleyen kelepçeler gibi. Hislerimi keskin bir frenle durdurup, son anda bir ağaca ya da herhangi bir betona çarpıp beynimin paramparça olmasını engelleyen siren sesleri gibi. Hayatını hep küçüklükten beri virgüllerle yaşamaya alışmış, ardı arkası kesilmeyen cümleleri neşeyle kuran bir çocuk.
Ve şimdi derin bir nefes verip yola noktalarla yaşamayı öğrenerek devam etmesi gerekecek.
Sanırım büyümek sayfaları hızlıca çevirip kapatabilmeyi başarabilmek olsa gerek. Vakit çok fazla yok. Çok fazla yaprak var sadece. Uzun uzun gözlerine bakmak için vakit yok, gülebilmek eğlenebilmek için vakit yok.
Büyüyünce hayat artık bir akşamüstü. Demir paraları kopya kağıdına karalayıp, yüzlerce baskı almak için vakit yok. Mutlu olduğunu zannedebilmen için içindeki çocuğu her gün biraz daha öldürmen gerek. Gülüşlerini bir kenara bırakıp kontrollü gülümsemeleri yerleştirebilme becerin arttıkça iletişim yeteneğin gelişecek. Sadece cümlelere değil belli başlı durum ve olaylara da nokta koyabilecek, sorunsuz hayatını sevdiklerine ve sevilmediklerine belgeleyip kendini olduğun halinle ifade edemeden kalan hayatını hiç ölmeyecek gibi yaşamaya devam edeceksin.
Yalnızca olan biteni en yüzeysel haliyle yaşayabilmen için vaktin var artık.
Hayaller mi?
...
Şimdi hayallere ve rüyalara yer yok artık hayatında. Gözün aydın, sen de büyüdün. Hoş geldin, her yere bakıp hiçbir şey görmemeye.
Yorumlar
Yorum Gönder