Yolculuk- Bölüm 1
Işıkların arasından süzüldü. Döküldü tüm kelimeleri. Dans
eder gibiydi.
Sesi çıkmayan bir tüy gibi.
Görünür kılınmak öyle yoğunlaşmıştı ki benliğinde
Bilinmeden silinip gitme korkusu kaplamıştı bedenini.
Peki neydi bu belirginleşme?
Fikirler dikkat çeker miydi insan zihinlerinde?
Fikirleri artık kimse dinlemiyordu bile
Gözlerini kapamak istiyordu sımsıkı
Bunlar kafasından geçerken süzülerek bir sandalın ucuna
düşüverdi.
Biri elinin tersiyle itmediği sürece ya da rüzgara kapılmadığı
takdirde orada öylece kalabilirdi.
Hareket etmeyi pek sevmezdi.
Zaten edemiyordu da.
Tekneyle ne kadar uzaklaşabilirdi bu şehirden bilemiyordu.
Bilmediği bir şehre doğru yol alıyordu
Kimlerle karşılaşacaktı kim bilir
Herkes bıraktığı gibi kalmış mıydı?
Gideceği şehirde herkes umduğu gibi olacak mıydı?
Yoksa orada da bir süre kalıp başka rüzgarlara mı
kapılacaktı.
Dümene geçemiyordu bir türlü
Kendi rotasını kendi çizmeliydi belki de
Ama nereye?
Kime?
Gülüşler, müzik sesleri, kekler.
Hepsi bir iki ay sonra geride kalacaktı.
Yeni insanlar, eski insanlar kombinasyonu
3. boyuta geçiş nasıl olacaktı.
Ruhlar karşılaşacaktı ilk defa
Kokular karşılaşacaktı.
Dokunmak için bir süre daha lazımdı.
Belki güvenmek ve sarılarak ağlamak için de
Tanıdığını sandıklarını baştan tanıyacaktı birer birer.
Tek başına bir kuş evinin önüne düşecekti belki de.
Yavruları büyüyüp uçmaya başladıkları için başka sıcak
memleketlere göç etmiş bir kuş evi.
Tek başına bunu nasıl başaracaktı?
Tek kalma korkusu belirgin olma dürtüsüyle savaşıyordu
içinde.
Düşünmek için uzun bir süre var gibi duruyordu.
Fakat zamanın nasıl aktığına kendi bile şahit olamıyordu
Sadece nefes alınca yaşadığını hissediyordu.
Tek nefeslikti her şey
Herkes.
Yorumlar
Yorum Gönder